Ana Sayfa Hakkımda Dosyalar Foto Galeri Ziyaretçi Defteri İletişim
 
Üyelik Girişi
Ana Menü
 
 İslam Literatürü
 Kur'an-ı Kerim
 Mail Kutusu (25)
 İslam Külliyatı
 Hadis
 İlahi ve Ezgi Dinle
 Kitap İndir (2)
 Günün Programı
 Şehirler Arası Mesafeler
 Kütüb-i Sitte
Site İçi Ara
   
Linkler
 
 Vaazlar
 Diyanet İşleri Başkanlığı
 İhtida öyküleri
 İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM)
 Kitap Sevenlerin Yurdu
 İnsani Yardım Vakfı (İHH)
 E Kitap Arşiv
 Çocuk Köşesi
 Hz. Muhammed (S.A.V)
 3d Mekanlar (Türkiye)
 www.al-eman.com
 www.saaid.net
 Abdullah Özmen
 Hutbeler
Site Haritası
Takvim
Mekke İzle
 
Mekke İzle

 
Medine İzle
 
Medine İzle

 
Anasayfa
Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç tanesinde kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?'
Bizi tuzağa düşüren ve orada kalmamıza neden olan şey, arzularımız ve zihnimizde onlara bağımlı oluşumuzdur. Tüm yapmamız gereken, elimizi açıp benliğimizi ve bağımlı olduğumuz şeyleri serbest bırakmak ve dolayısıyla özgür olmaktır.
25.01.2012
23.01.2012
“Çocuklar Gülsün diye!” yaşayalım. Çünkü insanın anavatanı çocukluğudur. Çocuklar gülerek, oynayarak büyürse, sonunda büyükler güler. Büyükler mutlu olup gülümseyince tüm ülke, tüm insanlık güler. Çocukların gülmesine hizmet veren herkese selam olsun!
Vakti zamanında bir hükümdar, vezirlerine şöyle bir emir vermiş: Tebaamdan bana Hızır Aleyhisselâm'ı bulup getirecek bir kul var mıdır, araştırılsın!..
21.01.2012
20.01.2012
“Adak bir fayda sağlamaz, sadece cimrinin malını eksiltmiş olur”
“Hani eşyalarınız Ebu Zerr!” dedi. Ebu Zerr şöyle cevap verdi: “Bizim ötede (Ahirette) bir evimiz var, eşyalarımızın iyisini oraya gönderiyoruz”.
19.01.2012
18.01.2012
Ebedî ve çetin bir azaba uzanan gidişata sahip olmamak için yapılması gereken ise, insanları her türlü karanlıklardan aydınlığa çıkaran hidayet rehberini terk etmemektir, O'na kulakları tıkamamak ve örtülerin altına saklanmamaktır.
İslâm bilinç ve inancının zayıfladığı, İslâm'ın insanla ve dünya hayatıyla ilgili temel mesajının iyi kavranamadığı kesimlerde, cinsel bunalım, aşk, ihanet, yoksulluk, işsizlik, sakatlık, yakınını kaybetme gibi olaylar insanların yıkılmasına, hayata küsmesine ve neticede intiharlara kolayca yol açabilmektedir.
14.01.2012
14.01.2012
Bir saniyenin kıymetini ölümden son anda kurtulan, Bir salisenin kıymetini gümüş madalya alan bilir.
Kendini sonsuzca yaşatacakmış gibi kendini mal hırsına kaptıran kimseler; servet yığma yarışında zayıf insanları ezmekten, karın tokluğuna çalıştırmaktan, sömürmekten, işgal etmekten hatta öldürmekten çekinmemektedirler.
14.01.2012
12.01.2012
Bütünüyle mahlûkatın bu kanuna itaat etmesiyledir ki, bütün kâinat tam manasıyla İslam dinini takip etmektedir. Çünkü İslam, kâinatın sahibi olan Allah-u Teâlâ’ya itaat ve teslimiyetten başka bir şey değildir. Böylece güneş, ay ve gökteki her şey Müslümandır. Hava, su, hararet, taşlar, ağaçlar ve hayvanat için de, aynı şey varittir. Cenabı Hakk’a, kanunlarına boyun eğmek suretiyle itaatte bulunan, kâinattaki her şey Müslümandır.
Bazı insanlar da, Kur'an okuma konusunda aldanırlar. Kur'an'ı bağıra bağıra okurlar. Kur'an'ı belki de bir günde veya bir gecede onu baştan sona okurlar. Dilleri onunla meşgul olur, ama kalpleri kuruntu vadileri ile dünyâyı düşünme arasında gider gelir. Öğütlerinden kendilerine bir ders çıkarmazlar.
09.01.2012
08.01.2012
Torun, pamuk gibi bembeyaz sakallı, nur yüzlü dedesine merakla sorar: “Dedeciğim! Bir insanın ömrü ne kadar olur?” Dede tatlı bir gülücükle: “Ezanla namaz arası kadar yavrucuğum.” deyince torun: “Nasıl yani, ömür bu kadar kısa mı?” der.
Bir sancak altında kaç milyon insan, Ne tenleri benzer, ne dilde lisan... Olmuşlar... Tek yürek, tek beden de can; İnsanlığı gördüm... Beytullah'ta ben...
08.01.2012
07.01.2012
Mezar bir tarihtir. Mezar bir kitaptır. Mezar bir ib­ret levhasıdır. Yeter ki insan gönlünün gözüyle bakabilsin, ruhuyla İdrak edebilsin kabirleri. Mezar terbiye ocağıdır. Mezar muhasebe mekânıdır. Mezarlar vahiy ölçüsüyle ve ötenin hesabıyla isabetli kararların alınabileceği, ince duy­guların Kuran ve sünnet ile değerlendirileceği berrak yer­lerdir. Anlamını ve yaşama gayesini yitiren kentlerin ve in­sanların yanında, en diri, en canlı, en anlamlı şehirlerdir mezarlar.
Herhangi bir metni, anlamını düşünce süzgecinden geçirmeksizin okumak her ne kadar okumak sayılabilirse de, okumanın aslı, bir metni derinliğine düşünerek hissetmek ve metnin mesajını anlayarak öğrenmektir. Öğrenmek ise bir davranış değişikliğini getirir. O halde okumak değişmektir. İlahi amaca uygun olarak Kur’an’ı okumak anlamını derinliğine düşünmekle ve kendimizi onun sunduğu hayat tarzına doğru değiştirmekle mümkün olabilir.
07.01.2012
06.01.2012
 1 
 
Ziyaret Bilgileri
 
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam27
Toplam Ziyaret26082
 
Köşe Yazıları
 
Mehmet ESER
Ey dünya hayatının zevk ve sefahatine dalıp Rabb’ini ve O’nun mesajını unutan insan!

Mehmet Eser
Allah’a Şirksiz İman

 


 

 
 
Yeni Sayfa 10


 

 
 
Yeni Sayfa 9


 

 
 

 
 

 
 
İHH
 
 
   
WebDizayn mehmeteser.net